Şiirler Menkîbeler - Şiirler Menkıbeler
En şerefli mertebe
  30 Mart 2018 Cuma , 22:01
Şiirler Menkîbeler - Şiirler Menkıbeler;En şerefli mertebe
Abdullah-ı Dehlevi (Rahmetullahi Aleyh)  
Hindistan evliyâsından. Silsile-i aliyye denilen büyüklerden olup, seyyiddir. 1745 (H. 1158)'te Hindistan'ın Pencab şehrinde doğdu. 1824 (H. 1240) senesinde Delhi'de vefât etti. Kabri Şâhcihân Câmii yakınındaki dergâhındadır. Binlerce seveni her zaman ziyâret edip, feyz almaktadır. 


Bu zat buyuruyor ki: (Hakiki iman etmek,

Kul için, en şerefli mertebe olsa gerek.

 

İman da, ehl-i sünnet üzere olmalıdır. 

İmanın sıhhati de, iki şarta bağlıdır.

 

Nasıl vakit girmesi, şart ise namaz için,

İki şarta bağlıdır imanı da kişinin.

 

Birincisi şudur ki, can boğaza gelmeden,

Allah ve Peygambere inanmaktır önceden.

 

Çünkü perde kalkınca, her şey olur aşikâr.

O zaman inansa da, edilmez hiç itibar.

 

Çünkü inanmamıştı Peygamberin sözüne.

Hakikati görünce, inandı gördüğüne.

 

Fir’avun boğulurken, kalktı gözden perdesi.

(İnandım!) dediyse de, olmadı faidesi.

 

Öbür şart, (hubb-u fillah), hem de (buğd-u fillah)tır. 

Yani sırf Allah için sevip düşman olmaktır.

 

Müslümanı, imanı olduğu için sevmek,

Kâfiri de, küfründen ötürü hiç sevmemek,

 

İmanın altı şartı geçerli olmak için,

Lazımdır bu iki şart, doğrusu budur işin.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Çok sakının küfürden.

Zira küfrün cezası, yanmaktır ebediyen.

 

Müminin, çok günahı olsa da, o gün, yine,

Sonsuz azapta kalmaz imanı hürmetine.

 

Ebedi saadete kavuşabilmek için,

İman ile ölmesi lazım gelir kişinin.)

 

Bir gün, evliyalıktan sordu ona cemaat.

O dahi cevabında, şöyle verdi izahat:

 

Evliyalık, Allah’a yakın olmak demektir.

Herkesten yüz çevirip, Ona gönül vermektir.

 

Kavuşabilmek için bu nimet ve ihsana,

Sahip olmak gerekir önce doğru imana.

 

Sonra, ibadetleri, şartlarına uyarak,

İhlasla yapmalıdır, hem de doğru olarak.

 

Bu doğru itikat ve tam halis ibadet de,

Bir âlim sohbetinde kazanılır elbette.

 

Yahut o âlimlerin kitabını okumak,

Suretiyle mümkündür, halis bir mümin olmak.

 

Kulu, Hak teâlânın rızasına, velhasıl,

Ehl-i sünnet âlimi erdirir, eder vasıl.

 

Yani Hak teâlânın, (Vesile arayınız!),

Emrindeki vesile, bu âlimlerdir yalnız.

 

İşte bu âlimlere, ihtiyaç var muhakkak.

Vesile bulmayı da emreder cenab-ı Hak.

 

Nasıl ki bu dünyada, bir dünya işi bile,

Kolay halledilirse, bir aracı kişiyle,

 

Allah’ın rızasına ermek için de, bizzat,

Lazımdır yol gösteren âlim ve veli bir zat.

Yorumlar
Kod: YVN2V