Şiirler Menkîbeler - Şiirler Menkıbeler
Eşyalarımı getir!
  30 Mart 2018 Cuma , 22:04
Şiirler Menkîbeler - Şiirler Menkıbeler;Eşyalarımı getir!

Hazret-i Peygamberle, Hazret-i Ebu Bekir,

Medine'ye, birlikte hicret eylemişlerdir.

 

Sekiz Rebiül-evvel, pazartesi gününde,

Oldular kuşluk vakti, önce Kuba köyünde.

 

Resulullah burada, bir mescit yaptırdılar.

Ve Kuba vadisinde, ilk Cumayı kıldılar.

 

(Temeli, takva üzre kurulan mescit) diye,

Mazhar oldu bu mescit, bir meth-i ilahiye.

 

O esnada Mekke'de, Ali bin ebi Talip,

Bütün emanetlerle, Kâbe yanına gelip,

 

Resul'ün makamında, nida etti ki hemen:

(Herkes, emanetini gelsin ve alsın benden!)

 

Bu nidayı işiten o Kureyş kâfirleri,

Gelip ondan aldılar, bir bir emanetleri.

 

Mekke'de kalmış olan, cümle Eshab-ı kiram,

Aliyyül Mürteza'ya sığındılar o zaman.

 

Haber geldi Resul'den hem hazreti Ali'ye:

(Eşyalarımı alıp, Medine'ye gel!) diye

 

Hazret-i Peygamberden, alır almaz bu emri,

Kâfirlere, açıkça, bildirdi bu haberi.

 

Dedi ki: (Medine'ye gideceğim yarın ben.

Bir şey diyecekseniz, söyleyin ben gitmeden.)

 

Müşrikler, başlarını aşağı indirdiler.

Korkudan, bir kelime cevap veremediler.

 

Lakin Hazreti Ali, yükleyip eşyaları,

Giderken, karşısına çıktı Kureyş küffarı.

 

Dediler: (Gidemezsin, geri dön yüklerinle.

Yoksa pişman olursun, cenk ederiz seninle.)

 

Derhal Hazret-i Ali, devesinden inerek,

Yürüdü üstlerine, hiddetle kükreyerek.

 

O zaman korku düştü kalplerine küffarın.

Dört yana kaçışarak, oldular darmadağın.

 

Sonra çıktı yoluna, Mikdat adında biri.

Kılıcını çekerek, dedi: (Hemen dön geri!)

 

İndi yine deveden, yürüdü üzerine.

Bir hamlede yıkarak, çıktı göğsü üstüne.

 

Velakin öldürmeyip, islama etti davet.

O dahi kabul edip, nasib oldu hidayet.

 

Sonra, yaya olarak, devam etti sefere.

Ve nihayet Kuba'da, yetişti o Server'e.

 

Şişmiş ayaklarından, kanlar akıyordu hep.

Öyle ki, varamadı huzura bundan sebep.

 

Resulullah öğrenip, teşrif etti yanına.

Haline çok acıdı ve sarıldı boynuna.

 

Mübarek elleriyle, onun ayaklarını,

Okşayıp, takdir etti bu fedakârlığını.

 

Mübarek ellerini, kaldırıp daha sonra,

Çok dualar eyledi, Aliyyül Mürteza’ya.

Yorumlar
Kod: SOHVO