Şiirler Menkîbeler - Şiirler Menkıbeler
Evliya merhameti
  30 Mart 2018 Cuma , 22:08
Şiirler Menkîbeler - Şiirler Menkıbeler;Evliya merhameti

Zünnun-i Mısri var ki, evliya-yı kiramdan,

Allah korkusu ile, kaçardı her haramdan.

 

İnsanlar, akın akın koşuyordu sohbete.

Sayesinde çok kişi kavuştu hidayete.

 

Lakin bir genç vardı ki, cahil olduğu için,

Bu veliye, hasetlik ederdi için için.

 

Hem inkâr ediyordu onun büyüklüğünü.

Hem de kötülüyordu, bilmiyordu sözünü.

 

Zünnun, bunu sezmişti, onun hareketinden.

Lakin bir şey demedi, ona merhametinden.

 

Ona dahi acıyıp, o veliler büyüğü,

Çıkarıp verdi ona, bir kıymetli yüzüğü.

 

Buyurdu: (Götür bunu, şu çarşı esnafına.

Sor ki, ne veriyorlar acaba onlar buna?)

 

O genç aldı yüzüğü, dolaştı dükkan dükkan.

Ve lakin o yüzüğe, olmadı dönüp bakan.

 

Esnaftan hiç bir talip çıkmayınca yüzüğe,

Geri dönüp söyledi, durumu bu veliye.

 

Buyurdu ki: (Evladım, öyle ise bu defa,

Götürüp göster bunu, kuyumcu ve sarrafa.)

 

O genç, bu olanlardan bazı şeyler sezerek,

Bilcümle sarraflara, arz eyledi gezerek.

 

Aldığı cevaplardan, şaşkına dönüyordu.

Zira ona, her biri çok değer veriyordu.

 

Geri dönüp dedi ki: (Bütün mücevherciler,

Bin altının üstünde, buna değer biçtiler.)

 

Buyurdu: (Anladın mı bu işin hikmetini?

Demek ki, ehli anlar her şeyin kıymetini.

 

Hiç değer vermez iken bu yüzüğe o esnaf,

Bin altın değer biçti halbuki buna sarraf.

 

Nasıl ki gül çekerse, bülbülün ilgisini,

Sadece ehli anlar tasavvuf bilgisini.

 

Bu ilimde, vardır ki öyle kıymet ve şeref,

Onu, ehil olmayan anlayamaz malesef.

 

Kıymetini bilenler, demeyip uzak yakın,

Bu ilmi almak için, koşuyor akın akın.

 

Bir kimse bilmiyorsa, bu ilmin kıymetini,

Tutması lazım gelir hiç olmazsa dilini.)

 

Genç, Zünnun-i Mısri’den bunları işitince,

Utandı, mahcup oldu, düşündü ince ince.

 

Dedi: (Bu sözleriniz, etti bana hayli kâr.

Silindi tamamiyle kalbimdeki o inkâr.)

 

Buyurdu: (İşin başı, evliyaya muhabbet.

Allah'ın dostlarını sevmeye eyle gayret.

 

Onların hürmetine, yağıyor yağmur ve kar.

Ve onların kalbinden, kalplere feyiz akar.

 

Muhabbet bağı ile, kalbini, kalplerine,

Bağla ki, aksın o nur senin dahi kalbine.

 

Onlara, ne kadar çok besler isen muhabbet,

Kalbine, o kadar çok akar feyiz, bereket.)

Yorumlar
Kod: FC5IC