Adana
Psikiyatrist ve Psikoterapist Uzm. Dr. Özdağ: “yoksulluk içinde yaşayan insanların yüzde 70’i kadın”
  09 Mart 2019 Cumartesi , 13:29
Psikiyatrist ve Psikoterapist Uzm. Dr. Özdağ: “yoksulluk içinde yaşayan insanların yüzde 70’i kadın”
Psikiyatrist ve Psikoterapist Uzm. Dr. Cem Özdağ, yoksulluğun tek başına bir stres kaynağı olmakla beraber, kadınların tedaviye ulaşmalarında engel oluşturmakta olduğunu hastalıkların gidişini olumsuz etkilediğini söyledi.
Avrupa Hospital Adana, “Dünya Kadınlar Günü”nde, kadınları bilinçlendirmeye yönelik eğitim etkinliği gerçekleştirdi. “Kadın Ruh Sağlığı” ile genç ve bakımlı kalmanın iç uçlarının verildiği “Kozmetik işlemler” konulu konferanslara kadınların yanı sıra erkekler de katılım sağladı.
Hastanenin ikinci katında gerçekleştirilen etkinlikte, Psikiyatrist ve Psikoterapist Uzm. Dr. Cem Özdağ, “ Kadın ve Ruh Sağlığı” konusuna değindi.
Türkiye’de yapılan ulusal çapta araştırmalarda aile içi fiziksel şiddet yaygınlığının yüzde 30-40 arasında değiştiğinin tespit edildiğini vurgulayan Psikiyatrist ve Psikoterapis Uzman Dr. Cem Özdağ, “Aynı araştırmada, aile içi şiddet yaşayan kadınlarda şiddet yaşamayanlara göre depresyonun 4-5 kat daha yaygın, intihar ve depresyonun kronikleşme riskinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir” dedi.
Kadının ruh sağlığını neler etkiliyor?
Kadın ruh sağlığını etkileyen faktörlere dikkati çeken Özdağ, bunları “Psikososyal Faktörler”, “Sosyoekonomik Durum”, “Toplumsal Cinsiyet”, “Şiddet”, “Biyolojik Faktörler” ve “Sosyoekonomik Durum” başlıkları altında değerlendirdi.
Yoksulların yüzde 70’i kadın
Dünyada yoksulluk içinde yaşayan insanların yüzde 70’ini kadınların oluşturduğunu ifade eden Özdağ, “Yoksulluk, tek başına bir stres kaynağı olmakla beraber, kadınların tedaviye ulaşmalarında engel oluşturmakta, hastalıkların gidişini olumsuz etkilemektedir. Türkiye’de yoksulların çoğunluğunu kadınlar, en çok da dul, boşanmış, tek ebeveyn olarak çocuklarıyla yaşayan kadınlar oluşturmaktadır” diye konuştu.
Genç kalmanın sırları
Dermatoloji Uzmanı Dr. Bilge Güler ise genç ve bakımlı kalmanın iç uçlarının verdiği “Kozmetik işlemleri” anlattı. Dr. Güler, Botoks, Dolgu, PRP, Dermapen, Mezoterapive Kimyasal peeling, İp (örümcek ağı) uygulamalarının nasıl yapıldığını, içeriğinde nelerin olduğunu ve kişide ne gibi değişimler yaşattığına değindi.
Botoks yılan zehiri değil
Bu uygulamalarla ilgili halk arasında doğru bilinen yanlışlara da dikkati çeken Uzm. Dr. Bilge Güler, “En fazla konuşulan yanlış bilgi botoksun yılan zehiri olduğu yönündedir. Oysa, cilt kırışmaları, aşırı terleme, migren gibi birçok alanda kullanılan botoks; Clostridium botilinum adlı bakteriden elde edilen bir toksindir” dedi.
Dolgu hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Bilge Güler, gençleştirme, geç iyileşen yaralar ve saç dökülmelerine karşı kullanılan en etkili yöntemlerden birinin de PRP (Plateled Rich Plasma) olduğunu kaydetti.
Mezoterapiden de söz eden Uzm. Dr. Bilge Güler, "Mezoterapi; çeşitli maddelerin derinin orta tabakasına mikro iğnelerle uygulanması işlemidir. İnce kırışıklıklar ile sarkmaların yanı sıra selülit tedavisinde de kullanılır. Kimyasal peeling ise
derinin üst kısmının kontrollü soyulmasına neden olan kimyasal bir asit uygulamasıdır. Başta yüz-çene-boyun olmak üzere sarkmaların giderilmesinde ise ip tedavileri kullanılır” şeklinde konuştu.
Bu uygulamaların mutlaka uzman hekimlerce yapılması gerektiğini vurgulayan Güler, aksi takdirde ciddi komplikasyonlar oluşabileceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kod: VTKYS